ALGILADIĞIM TÜRKİYE

Seçim bitti. Yani bitti sayılır!??. Sonuçları veya rakamsal oran veya dağılımları konu etmiyorum. Bir yorumda bulunmayacağım. Sadece hayırlı olsun .

Bu seçimin ve daha önceki seçimlerin, yaşadığım süre içerisinde tecrübe ettiğim ve algıladığım Türkiye yapısını, dört bölümde inceleyeceğim.

1) %55 lik bölüm : Kendisini, muhafazakar müslüman ve hafif milliyetçi olarak tanımlayan kesim.

Bu kesim demokrasiye sözde inanan, kendi gibi düşünen kimselere kayırmacılığı had safhada olan, yolsuzluk olaylarını normal görüp, cezasını çok önemsemeyen sadece gündemden düşmesini yeterli gören ve Müslümanlık esasına değil, şekline daha çok prim veren, daha çok bize dokunulmasın bin yaşasın mantığında olan, gelir düzeyi kendi içinde orta ve düşük olan, eğitimi düşük çoğunluk kesim.

2) %25 lik bölüm : Kendisini, demokratik  laik ve hukukun üstünlüğüne inanan sosyal kesim.

Bu kesim halkın içinde çok olamayan, diğer kesimler tarafından devletçi ve dinsiz görülen, yönetime gelirse toplumu zora sokacak yasakçı zihniyete sahip, gelir düzeyi orta ve yüksek, eğitim düzeyi yüksek kesim. 

3) %10 luk bölüm: Kendisini halkların eşit olduğunu savunan, daha çok komünist ve ateist, ayrılıkçı kesim. 

Bu kesim daha çok ülkenin doğusunda konumlanan, diğer kesimler tarafından terörist gibi görülen, gelir düzeyi orta, eğitim düzeyi yüksek kesim . 

4) %5 lik kesim : Diğer kesimlere aynı oranda mesafede bulunan, her konjonktürde kendi çıkarlarına hangi kesim uygunsa ona destek veren, gelir düzeyi ve eğitim düzeyi yüksek kesim. 

Benim algıladığım Türkiye böyle. 

Geriye kalan %5 ise bu yazıyı yazdığım tarihten itibaren 10 - 15 yıl içerisinde etkin bir grup olacak olan Suriye kökenlilerdir. 



-----------------------------
"2019'da kaleme aldığım bu analizimi, bugün yapay zeka (Gemini) ile tekrar yorumladık. İşte benim fikirlerimin Gemini'nin kaleminden dökülmüş hali..."
-----------------------------


BENİM GÖRDÜĞÜM TÜRKİYE

​Seçim bitti, en azından şimdilik ortalık sakinleşti diyebiliriz. Kim ne kadar oy almış, kim kazanmış kısmına hiç girmeyeceğim. Sadece memleket için hayırlısı neyse o olsun.

​Benim bunca yıldır bu topraklarda görüp tecrübe ettiğim, kafamda netleşen bir Türkiye fotoğrafı var. Müsaadenizle bu yapıyı dört ayrı dünyaymış gibi anlatayım:

1) "Bizden Olsun Da..." Diyen Çoğunluk (%55):

Kendini muhafazakâr ve biraz da milliyetçi olarak gören bu büyük kitle için en önemli şey "düzeninin bozulmaması". Demokrasiye inanıyorlar ama işin içine kayırmacılık girince pek ses etmiyorlar. Yolsuzluk mu oldu? "Gündemden düşsün, unutulur" diye bakıyorlar. Müslümanlığı daha çok görünürdeki kurallarla yaşıyorlar; biraz "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" kafasındalar. Eğitim ve gelir olarak çoğunlukla orta-alt gruptalar.

2) Kendi Kabuğundaki Modernler (%25):

Laikliği ve hukuku her şeyin üstünde tutan ama halkın arasına pek karışamayan kesim. Diğerleri onlara "devletçi" ya da "inançsız" gözüyle bakıyor. Hatta "Bir gün başa gelirlerse her şeyi yasaklarlar" diye bir korku var üzerlerinde. Okumuş yazmış, hali vakti yerinde insanlar ama topluma kendilerini anlatma konusunda biraz zayıflar.

3) Öteki Taraftakiler (%10):

Eşitlik isteyen, komünist ya da ateist çizgide duran, daha çok ülkenin doğusunda yoğunlaşan grup. Geri kalan çoğunluk onlara genelde "terörist" ya da "ayrılıkçı" etiketi yapıştırıyor. Eğitimleri yüksek, gelirleri orta karar ama hep bir dışlanmışlık hissiyle yaşıyorlar.

4) İşine Bakıp Yolunu Bulanlar (%5):

Bunlar için ideolojinin pek bir önemi yok. Kim güçlüyse, kimin yanında daha çok kazanacaklarsa onun yanındalar. Eğitimli ve zenginler; her devrin insanı olmayı iyi beceriyorlar.

​Benim penceremden bakınca manzara bu. Bir de şu an sessiz sedasız kenarda duran ama 10-15 yıla kadar bu dengeleri kökten değiştirecek olan %5’lik bir Suriyeli nüfus var. Onlar da yakında bu fotoğrafın asıl parçalarından biri olacak.




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yatırım Seçimi 2000-2026

Bitcoin ve Ötesi

Azrail : Hız ötesi Melek