Kayıtlar

Son Nasıl Gelir ?

Son gelecek. Bu, genel bilinenin aksine tek değil, iki yolla gerçekleşebilir. Birincisi, çoğunluğun tahmin ettiği gibi sistemin hata oranının yükselme eğiliminde olmasıdır. Sistemdeki hatalar arttıkça sistem çalışamaz hâle gelir ve kaosa girer.  Gürültü dayanılmaz olur. Karmaşa sonucu sistem çöker ve sonlanır. İkinci yol ise şudur:  Sistem, hataları optimum düzeyde sürekli giderir.  Hata oluşmayacak yönde maksimum enerji tüketir.  Nihai hedef noktası, hatasız bir sistem yaratma çabasıdır.  Eğer sistem tamamen hatasız, yani dört dörtlük çalışırsa; o noktada sistemin hata ayıklama işlevi kalmaz.  Amacı sona erer.  Hedefe ulaşmış olur.  Sistemin amacı kalmayınca sistem sessizliğe bürünür, kapanır ve sonlanır. ++++++++++++++++++++++++++++++++++++++ The end will come. Contrary to popular belief, this can happen in two ways, not one. The first is, as most predict, that the system's error rate tends to rise.  As errors within the system increase, it...

Hissettiğim Türkiye

Bence Türkiye; Dünya'da Asya ve Avrupa kıtasının arasında kalmış,  Yıllar önce ekilen bir tohumun ergen bir fidanı gibi... Meyve vermeye çalışan, Suya hasret,  Bulutların gölgesinde, Kökleri güçlü, Potansiyeli yüksek,  Ağaç olmaya gayretli, Tıpkı, Bahçenizi çevreleyen duvarların köşesine sıkışmış, Genç bir fidan... Verimli, meyve veren bir ağaç olabilirse, Gölgesinde huzur bulur, Karnımızı doyurabiliz...

Tersine Dönüş

Darlandım bugün. Ne zaman olumsuz hissetsem yazmak istiyorum. Konuşmakla hiçbir şeyi ifade edemediğimi düşünüyorum. Ya da diyalog ile karşımdaki insanı düşünmeye, empati kurmaya yöneltemiyorum sanki. Hata aramıyorum çünkü hatayı kabul etmek gerekir öncelikle. Kimse kabul etmiyor geçmişin sona erdiğini. Ben ediyorum. Bitti, geçmiş orada kaldı. Yapabilecek hiçbir şey yok. Değişmez ve değişmeyecek. Değişebilecek sadece benliğimiz var. Her şey gelecekte bir çözüme ulaşabilir veya çözümsüz kalabilir. Önemli olan ne? Çözmek mi? Çözdürmemek mi? Bu soruların cevabını olumlu yönde ele alarak vermek istiyorum ancak olumsuz yanıtlardan sonra bıraktım. Yani olumlu olmayı bırakmak zorunda kaldım, maalesef. O kadar çok düşünüyorum ki durumumu; her açıdan herkes için iyi olabilecek seçeneği... Karar da veriyorum böyle yapayım diye. Uygulamaya çalışıyorum. Söylüyorum, anlatıyorum; 'şöyle olursa böyle olur' diye. Sanki bir mutabakata varıyor gibi oluyoruz bir süre. Sonra pat! Gene aynı. Hani ya...

Allah var

Yüzde bir milyar var. İnanıyorum. Neden? En başa gitmeyi hayal edelim. Herşeyin başına. Başlamak kelimesinin kökü baş. Başlangıç kelimesinin kökü baş. Yani baş olmak için bir başlatan güç olmalı. Tüm bilimlerin cevaplamak için uğraştığı sorunun temeli, başlangıcı çözersek herşeyi anlarız dır. Hep başlarız en baştan. Evren başlangıçlara dolu. Bu bir. Son var mı? Tabiki herşeyin sonu var. Şimdi başlangıcın zaman boyutunda tahmini yapılabiliyor. Sonun zamanını bilmiyoruz. Başlangıcın nedenini biliyor muyuz ? Hayır. Muhtemelen sonunda nedenini bilemeyeceğiz. Zaten son bulduğu zaman nedenin önemi yok. Ve sonu getiren de bir kuvvet olmalı. Zaman boyutundan ari. Bu da iki. Başlangıç ve son dışında zamana tabi olmayan bir kuvvet kesin var. En büyük delil budur. Allah var.

Azrail : Hız ötesi Melek

Resim
  Meleklerin en hızlısı Azrail ​Varoluşun en gizemli ve kaçınılmaz duraklarından biri olan ölüm, sadece biyolojik bir son değil, aynı zamanda fizik ötesi bir geçiş sürecidir. Bu sürecin yegâne yöneticisi ve uygulayıcısı olan Azrail (a.s.) , geleneksel tanımların ötesinde, evrenin işleyişindeki en süratli ve hassas mekanizmanın merkezinde yer alır. ​Görev Tanımı ve Mutlak Kılavuzluk ​Azrail’in temel vazifesi, Allah’ın emriyle vadesi dolan canlıların ruhlarını bedenden ayırmak (ruhların kabzı) olarak tanımlansa da, bu görevin derinliğinde mutlak bir kılavuzluk yatar. O, sadece bir can alıcı değil; ruhun dünya boyutundan ahiret boyutuna geçişindeki ana rehberdir. Bu rehberlik, her varlığın kendi ameline ve hakikatine göre şekillenerek, kesintisiz bir eşlik etme halini barındırır. ​Matematiksel Sonsuzluk: ​Fizik dünyasında bilinen en yüksek hız eşiği ışık hızı olsa da, Azrail’in görev icrası bu sınırların tamamen dışındadır. Onun hızı, matematiksel olarak sonsuz eşittir sonsuz de...

Yatırım Seçimi 2000-2026

2000 yılından itibaren asgari ücretin yüzde 10 unu o dönem ki yatırım araçlarına yönlendirseydik bugün nasıl olurdu? Yıl Net Asgari Ücret (Aylık Ort.) Aylık Yatırım (%10) Dönemin Öne Çıkan Yatırım Aracı Yıl Sonu Birikmiş Tutar 2000 ~80 TL 8,00 TL Repo / Mevduat 107 TL 2001 ~115 TL 11,50 TL ABD Doları 275 TL 2002 ~185 TL 18,50 TL Hazine Bonosu 576 TL 2003 226 TL 22,60 TL BIST 100 975 TL 2004 318 TL 31,80 TL BIST 100 1.589 TL 2005 350 TL 35,00 TL Euro / TL Mevduat 2.336 TL 2006 380 TL 38,00 TL TL Mevduat 3.287 TL 2007 419 TL 41,90 TL BIST 100 4.506 TL 2008 493 TL 49,30 TL Gram Altın 6.113 TL 2009 537 TL 53,70 TL Ons Altın 8.183 TL 2010 588 TL 58,80 TL Gram Altın 10.865 TL 2011 645 TL 64,50 TL ABD Doları 14.316 TL 2012 722 TL 72,20 TL Temettü Hisseleri 18.7...

Yapay Zeka vs İnsan

  Cehaletin Hükmü: İktidar ve Yapay Zeka Paradoksu ​The Reign of Ignorance: The Power and AI Paradox ​Türkçe Metin ​İnsanlık tarihi boyunca güç, her zaman en zeki olanın elinde olmamıştır. Çoğu zaman güç; kaynakları kontrol eden, sistemi kuran veya sadece "düğmeyi elinde tutan" kişidedir. Yapay Zekanın (YZ) kendisinden daha üstün bir zekaya sahip olduğunu kavrayamayacak kadar "aptal" olan birinin YZ’ye hükmetmesi, kulağa bir fıkra gibi gelse de modern teknokrasinin en büyük risklerinden biridir. ​Bu durum üç temel sütun üzerine kuruludur: ​ Araçsallaştırma: Bir kullanıcı, bir otomobilin içten yanmalı motorunun termodinamik yasalarını anlamak zorunda değildir; sadece direksiyonu çevirmesi yeterlidir. YZ, karmaşıklaştıkça kullanıcı dostu hale getirilir. Bu "basitleştirme", en sığ zihinlerin bile devasa bir işlem gücünü bir köle gibi kullanmasına olanak tanır. ​ Durdurma Gücü (Kill Switch): Hükmetmek, her zaman anlamayı gerektirmez. Bir fili yöneten ...