Türkiye yapısal reform yapabilir mi?
44 yaşım bitecek. Türkiye de kendimi bilerek yaşamı realist düzeyde algılamam ne yazık ki daha 3 yıl oldu. Neden mi?
Gençliğimde yani 20 li yaşlardayken milliyetçi duygularla bezenmiş, dış ülkelerde yaşayanları düşman sanırdım. Türkiye yi çekemeyenler bizim gelişmemizi istemeyen diğer Avrupa ülkeleri ve ABD gibiydi.
Ne komik değil mi? Kendime çok gülüyorum. Sen üretime dayalı ekonomik büyüme modeli amaçlayacaksın ve düşmanlar buna engel olacak.
Varmıydı böyle bir vizyon? Asla.
Sonra 2008 ABD mortgage krizi bollaşan dolar ve 10 yıl boyunca betona ve ithalata dayalı ekonomik büyüme.
Yine yanıldım tabi, sandım ki ne güzel alıyorum satıyorum azda olsa para kazanıyorum, kredibilitem yüksek borcum olsada çekiyorum döndürüyorum araba alıyorum değiştiriyorum oh ne güzel.
Ve sonra ne oldu? Hop bu böyle giderse baktılar bütün döviz yurtdışına akacak engel olalım hemen ithalata set çekelim. Vergileri artıralım kaynak yaratalım. Kredi kartına taksiti kapatalım.
İç talep tabi ki daraldı, ticaret 2013 ten itibaren sıkıştı azaldı ve kartlar krediler patladı elimde. Sonuç battım.
Nereye varacağım, bu anlattığım yaklaşık 25 yıllık bir süreç.
Demem o ki ; 25 yılda iki periyot olarak düşünürsek 12, 5 yılda bir Türkiye duruma göre idareten bir büyüme politikası izliyor. O da kesinlikle üreterek büyümek değil.
2023 yılına kadar Türkiye sıktıkça sıkacak parası yani TL birden devalüe olmasın diye. Ancak tabiki bunu bir noktada başaramayacak. O noktada döviz patlayınca ne olacak? Türkiye ucuz işçilik cenneti olacak. Döviz sermayesi olanlar ucuz ucuz konut, arsa, işyeri, fabrika ve işletme satın alacaklar.
Üretim büyüme modeline geçecek miyiz?
Bu fırsat kaçmaz ama nafile çünkü gerek yok!! Bizi bir 25 yıl daha götürür.
Atatürk zamanında benimsenen ekonomik büyümenin tekrar modern anlayışla yeniden vizyonumuz olması için onun gibi çağdaş demokratik ve hukukun üstünlüğüne inanmış bir anlayışla yönetilmemiz gereklidir.
Daha önce yazdığım " Algıladığım Türkiye" başlıklı yazımı referans göstererek bu anlayışa sahip olamayacağımızı üzülerek belirtmek isterim.
Yapısal reformlar, Türkiye için en az 50 yıl daha yapılması olanaksız görünüyor.
Bende zaten o kadar yaşamam.
Yorumlar
Yorum Gönder