Kayıtlar

2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

2021 Asgari Ücret Ne Olur?

Biraz hesap yapalım. Şu an net asgari ücret 2.324 TL Enflasyon 2020 yılı sonu tahmini %12.  Enflasyon artışını ekleyip %2 refah payı da eklersek, %12 + %2 = %14. Yani iktidarın enflasyona karşı işçiyi ezdirmediği politikasını varsayarsak,  2.324 x 1.14 = 2.649, 36 TL olur.  Bugün itibariyle dolar/TL kuru : 7.65 TL  Yani asgari ücret : 2.324 / 7.65 = 303,79 usd ye denk geliyor.  Bir de sene sonu dolar kuru ne olur ona bakalım : Eğer asgari ücret 2.649,36 TL olursa,  2.649,36 / 303,79 = 8.72 olur.  Peki soru şu,  Asgari ücrete %14 artış gelir mi?  Bence hayır.  Dolar artar mı?  Bence evet.  Bu cevaplarıma göre tahminen şunu söyleyebilirim,  Asgari ücret, dolar bazında, satınalma gücü reel bazda negatif etkiyle ve düşük oranla artacak.  Hayırlısı olsun. 

Türkiye'de Risk Almak

Herkes bir hayat mücadelesi veriyor. Bu savaştır. Kazanan yaşar. Üstün olur.  Peki neden bu savaş ? Ekmek için.  Ama sadece ekmek için değil, sonra pasta, araba, ev, şato, ün ve kısaca güç için.  Tamam bunlar normal insan dürtüleri.  Ancak buna fırsat verme eşitliği var mı?  Güç sahipleri egemenliğini sürdürmek için paylaşıma açmak isterler mi?  Türkiye için cevap vereceksem, Hayır.  Risk almalısınız, kendinizi anlatmak, ispatlamak için hukukun üstünlüğü zırhını giyip, savaşırsınız. Avrupa ve ABD' de bu fırsat eşitliği olduğunu düşünüyorum çünkü birşey protesto edecekseniz, çıkıp yapabilirsiniz.  Türkiye 'de yapabilir misiniz?  Bizden değilsen, değilsindir mantığı var bu ülkede.  TTB'nin gördüğü tepkiyi izledik. Şaaak terörist. Hemde örgütlü yasal bir kurum olmasına rağmen.  Risk alırsan patlarsın.  Risksiz bir hayat dilerim.  Nasıl olacaksa? 

BİN DOLAR YETER !

Standart bir yaşam için Türkiye'de kişi başı bin dolar idealdir. Neden? Enflasyondan korunmak ve alım gücünün sabit kalması için TL yerine dolar tutmak her dönem verim vermiştir. TL 'nin alım gücünü enflasyon karşısında korumak başka yatırım araçlarına mecburen yöneltir. Bu sebeple elde enflasyondan etkilenmeyen, daha az riskli emtia veya döviz tutmak mantıklıdır. Altının ons fiyatı dolar cinsindendir. Enflasyondan korunmanın en kolay yolu altın tutmaktır çünkü her finansal veya politik krizde kişiler altın alır. Güvenli limandır.  Bu şu demektir; altının onsu 31.1 gramdır. Bugünkü fiyatını yuvarlak iki bin dolar varsayarsak, 15.5 gram altın yani bin dolar karşılığı sabit gelir Türkiye şartlarında ideal bir gelirdir. Şunu iddia edebilirim ; Türkiye'de kişiler aylık 15.5 gram karşılığı altın veya bin dolar gelirle güzel bir hayat sürmesi çok mümkün görünüyor. Bu hesapla Türkiye'nin kişi başı Gayri Safi Yurtiçi Hasılasının yıllık en az 12 bin dolar olması gerekmektedir.  ...

Sorun nedir? Nereden kaynaklanır?

 Devletler kural koyucudur. Vatandaşlarından aldığı yetki ile hükümetler yasa çıkartır.  Yasalar aksayan uygulamaların daha iyi olması amacıyla çıkarılır veya tanımlanmamış, yeni ortaya çıkmış bir durum söz konusu ise, o durumu hukuk ve genel ahlak çerçevesinde uygun hale getirilmesi için yasal düzenleme yapılır. Yasaların kurallarına uyulması, fiili durumun yasal olmasıdır. Yani kurallara uygundur.  Yasalara uyulmaz ise bir de ceza tarafı vardır. Ödül tarafı yoktur.  Yasal düzenlemelerin diğer elemanı denetlemedir.  Denetlemeden fiili durumun yasaya uygun olup olmadığını kontrol edemezsiniz.  Şimdi sorumuza dönelim ; Sorun nedir? Nereden kaynaklanır?  Yasa çıkarmak herşeyi halletmez.  Çünkü aynı zamanda devlet, vatandaşlarına sosyal, hukuksal ve adaletli bir yaşam sağlamak yükümlülüğündedir.  Bunları sağlamaz ise koyduğu yasa ve buna bağlı yasaklar havada kalır. Yani içi boş yasa çıkmış olur.  Koyduğu kurala uyuluyor mu diye denetleme y...

Paran varsa varsın!

Gücün günümüzde anlamı ve tezahürü finansal güçtür.  Yani paran varsa güç sendedir. Güç ve dolayısıyla para çekicidir.  Kolaylaştırıcıdır.  Üstünleştiricidir. Kibirleştiricidir.  Aşık eder.  Şöhret katar.  İlgi odaklar.  Hayran bıraktırır.  Her sözün altındır.  Lüksün anahtarıdır.  Ya para yoksa?  İticisindir.  İşe yaramazsın.  Sevgiyi haketmezsin, saygıyı hiç.  Boş konuşansındır.  Yanına yaklaşılmamalısın.  Kısaca, Parasız insan gereksiz adamdır.!! Adamdır çünkü para herkese lazım olmasına rağmen en çok erkeklere lazımdır. Neden?  Çünkü bizim toplumumuzda önce nerelisin diye sorulur sonra ne iş yaparsın?  Önce hemşehrilikten ön onay alınır.  Sonra para varmı diye iş güç soru testi.  Para yoksa, erkeklerin gelecek planı yapmamasında fayda vardır.  Hiçbir zaman parasız kalmayın inşallah. 

Alım Gücünü Korumak

Günümüzde ve daha önceden beri kişiler, kurumlar, devletler ve büyük sermaye birikimine sahip insanlar finansal gücünü korumak istemişlerdir. Bu doğal bir davranış biçimidir. Hayatın olağan akışına uygundur.  Yani servetlerinin değerini ve paralarının alım gücünü aynı veya daha fazla bir düzeyde tutmak için bir varlığa yatırım yapmışlardır.  Bu yatırımlar dünya ekonomisi çerçevesinde, tüm insanların değerleneceğini düşündüğü varlıklara yönelmesi algısı ile olur.  Bu sürü psikolojisi her dönemde geçerlidir.  Örneğin, şu yaşadığımız pandemi döneminde insanlar kıymetli madenlere yönelmişlerdir.  Paralarını hisse senedi, tahvil, emlak vb. varlıklardan çekip, altın, gümüş gibi varlıklara yönlendirdiler.  Kurumsal anlamda büyük fonlar ve yatırımcılar bunun öncülüğünü yaptıktan sonra elbette genel nüfusa yayıldı.  Şimdi buradaki esas soru şu;  Bu dönemde parayı kıymetli madenlere yönlendiren azınlık varlıklı kesim ne zaman bu varlıklardan çıkış yapacak?...

Piyasaya Karşı Durmak

 Önce piyasa kavramına Google dan bir bakalım : Piyasa : Talep ettikleri mal ve hizmetler karşılığında para vermek isteyen alıcılarla, para karşılığında mal ve hizmet sunmak isteyen satıcıların buluştukları yer  piyasa  olarak tanımlanır. Alıcı ve satıcıların (arz ve talebin) birbirleriyle karşılaşmalarına imkan sağlayan örgütlü birim piyasayı oluşturur. Demek ki piyasa, arz ve talebin buluşma noktası. Dolar parası da finansal bir mal olduğuna göre bu dövizin de arz ve talebi vardır. Arz eden kimdir?  Amerika Birleşik Devleti Talep eden kim?  Dünya üzerindeki tüm devletler, kurumlar ve insanlar.  Neden talebi var?  Çünkü dünya üzerinde heryerde satınalma gücü olan rezerv bir para birimi.  Buraya kadar tamam.  Türkiye de dolar talebi ne alemde bir bakalım.  Bankalarda bulunan kaydi ve nakdi dolar cinsi döviz mevduat hesabı TL mevduat hesabından daha fazla. Neden?  Çünkü TL ye verilen reel faiz ekside olduğundan insanlar, kurumlar par...

ATATÜRK VE GÜNÜMÜZ

Selamlar, Düşünüyorum neden dünyanın gerisindeyiz?  Mustafa Kemal Atatürk özelliklerine bir bakalım,  1) Çok iyi bir asker.  2) Devlet adamı.  3) Eğitimci ve öğretmen.  4) Bilim insanı.  5) İyi bir hatip ve yazar.  Belki sayamadığım veya bilmediğim daha birçok yönü olan bir kişi.  Fakat bence en önemlisi dehası ve öngörü sahibi olmasıdır.  Böyle birçok niteliğe sahip olan bir şahsiyet güveni ve takip edilmeyi hak ediyor.  Peki bu öngörülülük nereden geliyor?  Aslında çok basit ; Avrupa, Osmanlı'nın geriye gittiği yıllar içinde ekonomide, teknolojide, askeri alan gibi her alanda öyle yol katetmiş ki bunu görmemek için kör olmalı yada koyun.  Atatürk'ün Türk milletine en büyük katkısı bunun yapılabilir birşey olduğunu göstermesidir.  Yetenek dolu bu insana katiyetle inanmalı ve dediğini yapmak en doğru hareket olmalıdır.  Gösterdiği hedefe uymayanlar ahmaktır.  Şimdi gelelim günümüze,  Avrupa ve Amerika'nın Tü...

Yüzde 0,64 Konut Kredisi nereye kadar sürecek?

Haziran ayında 190 binin üzerinde konut satışı gerçekleşti. Geçen yılın aynı dönemine göre rekor kırıldı. Neden? Cevap basit çünkü kamu bankaları yüzde 0,64 faiz imkanı sağladı. Peki bu konutları kim aldı? Kimden aldı? Buna dair net bir istatistik maalesef yok.  Herkes farkında ki bu finansman, konut üreticilerinin cebini kamu bankaları aracılığıyla nakitle doldurdu. Peki nakit finans sağlayan müteahhitler yeni konut mu inşa edecek? İnşaat maliyetleri bu kadar artmışken, eldeki stokları biraz da olsa eritmişken, tekrar inşaat başlayamaz.  Alternatifler nedir peki?  O paralar yıllık yüzde 8,25 faizle enflasyon dan az getiriyle bankaya yatmaz. Dövizler alındı çoktan.  Bu işin sonu acıklı bitecek.  Çünkü önümüzdeki yaz sezonu bitince, ülkeye döviz girmeyince, cari açık kapanmayınca ne olacak? Döviz ihtiyacı artacak ve TL devalüe olmaya daha hızlı bir şekilde devam edecek.  Türkiye merkez bankası eninde sonunda faizleri arttırmaya başlayacak.  Bilin bakalı...

EYT, TES ve Seçim ilişkisine bir bakış.

Sıra ile EYT, TES ve Seçim olgularını irdeleyelim.  EYT : EYT olayı hükümetin gündeminde değil.  Bu sorunu çözmeye yönelik bir adım şu an yok.  EYT çözümsüzlüğü olası bir seçimde oy kaybettirme veya arttırma potansiyeline sahip. TES : Tamamlayıcı emeklilik sistemi (TES) hükümetin gündeminde.  Bu uygulamayı yürürlüğe koymaya hükümetin büyük çaba içinde olduğu açık.  TES yani kıdem tazminatı ile ilgili olası bir kanun oy kaybettirme olasılığı yüksek. SEÇİM: Normal koşullarda seçim 2023 te.  Ancak iktidar yeniden tek başına veya ittifak ile iktidar olabileceği bir ortam yaratabilirse seçimi öne almak için tereddüt etmeyecektir.  EYT, TES ve Seçim durumu şöyle yorumlanabilir ; EYT ile mağduriyet yaşayan büyük kitlenin emeklilik haklarını verip, ardından TES i çıkarıp, arada kalmış oy potansiyeli yüksek kesimin oyunu alabilir ise, erken seçime gitmek akıllıca olabilir.  Böylece EYT liler sonuca ulaşmış ve TES gelmeden önce kıdem tazminatlarını da almış...

Dolar 8 TL yi garantiledi.

" Dolar 4 TL yi garantiledi " yazısı yazmışım 26 Ocak 2017 tarihinde. 2020 yılsonu itibariyle dolar 8 TL hedefiyle kapatırsa, 4 yıl içinde TL dolara karşı %100 oranıyla değer kaybı yaşamış olacaktır. Tahminim tutar veya tutmaz, bu çok önemli değil. Önemli olan doların şu an 7 TL civarında olması bile her yıl %20 oranda değer kaybettiği gerçeğini ortaya koymuştur.  Bu bize gösteriyor ki 2017 den bugüne kadar Türkiye'nin enflasyon oranı her yıl ortalama yüzde 20 civarında olmuştur.  Tüik 2017 - 2020 arası yıllık ortalama enflasyon istatistiği kesinlikle %20 olmayacaktır. Bu bir güvenilirlik problemidir.  Enflasyon, fiyatlar genel düzeyinin artmasıdır. Peki neden artıyor? Diğer ülkeler enflasyon yaratmak için çabalarken neden Türkiye'de çok yüksek?  Temel neden gelir gider dengesinin tutmamasıdır. Gelirin yetersiz olması, giderlerin, gelirden fazla gerçekleşmesi sebebiyle oluşan cari açığın, borçlanarak kapatılmasıyla sonuçlanır. Borçlanmanın faiz katkısı vardır. Türkiy...

Borç ve Gelir

İnsan doğduğu andan itibaren borçludur. Hatta ilk kalp atışından itibaren borçludur.  Doğduğumuzda hemen gelir elde edemediğimiz için bu borcu üstlenmesi gereken birileri olması gerekir. Bu birileri ebeveynlerdir.  Ebeveyn yoksa akraba, o da yoksa devlet devreye girer. Düşündüğümüz zaman şimdiki finansal ve ekonomik sistem önce borç yaratıyor.  Bu borcu ödemesi için sistemdeki gelir elde edenlere vergi yoluyla ödeme yükümlülüğü veriyor.  Herşeyin bir maliyeti var.  Devlet bir hizmet bedava dese bile, aslında o hizmetin maliyetini dolaylı olarak yine vatandaşına yükler.  Küresel dünyada ülkeler arasında borçluluk en önemli handikaptır.  Birgün bu ülkelerin vatandaşları üzerlerine yüklenen bu borçları ödemek istemeyecekler.  Kaymak tabakanın sonunu bu getirecek. 

Corona ile parasız mücadele olur mu?

Virüsten korunmak için,  En önemli önlem elimizi su ve sabunla yıkamak. Eldiven ve maske takmak.  Dezenfektan ile temizlenmek.  Evde kalmak.  Peki ; Kaç para tutar bunlar? Su faturası geliyor, Sabun ve temizlik malzemesi lazım : 300 TL  Eldiven ve maske : 300 TL  Dezenfektan : 100 TL  Evde kal : 2500 TL  Toplam : 3200 TL  Yuvarlak 3000 TL diyelim.  E hadi ver bana korunayım.  Yoksa koronayım!!!

Silah mı? İlaç mı?

En çok ne zaman para kazanılır? Kriz dönemlerinde.  Ne satarak daha çok kazanırız? Krizi dindirebilecek malzemeyi.  Dünya güçlerinin, savaş çıkarma maliyetlerinden daha ucuz bir şey ortaya çıktı : Virüs. Corona virüsünün çıkış zamanı müthişti. Suriye krizi. Kuzey kore krizi. Ticaret savaşı. Mülteci krizi. Akdenizde doğalgaz krizi. ABD Rusya krizi derken Çinden corona virüsü noktayı koydu. Sağlık her bir konuyu rafa kaldırdı.  Dünyanın genel tehlike algısını değiştirdi.  Neden? Planlı mı? Tesadüf mü? Şöyle bir soru var ; Afrika kıtası corona haberi niye yok?  Çünkü zaten fakir. Açlıktan neredeyse yüz yıldır muzdarip bir kıtada kim takar? Tüketim düşük her anlamda.  Keza Antarktika da aynı.  Şimdi bu durum pik yapacak ve düşüşe geçecek. Henüz zirve yapmadı.  Düşüşe geçeceği noktada ya bir ilaç yada bir aşı - ki zor görünüyor- ortaya çıkması lazım.  Bilin bakalım kim bulacak?...

Türk Lirasına Virüs Bulaşır mı?

Korona virüs dünyaya yayıldı.  Hem insanlar hemde ekonomiler enfekte oldu.  Yaşlı nüfusun bağışıklık sistemi zayıf olduğu için en çok etkilenen kesim de yaşlılar oldu.  Yani korelasyon kurabilirsek yaşlı nufüsun yoğun olduğu ekonomiler olumsuz etkisini daha fazla görecekler.   Bu ekonomilerin önümüzdeki 5 yıl içinde daha fazla işgücüne ihtiyacı olacaktır.  Bir önemli durum AB için serbest dolaşımın tekrar sorgulanması gereken konu olacağıdır.  Sağlık en büyük vizedir.  Türkiye kırılgan ekonomisiyle bağışıklık sistemi zayıftır.  İlk olarak para birimi TL etkilenecektir.  Tüketimle büyümeye bağlı Türkiye de döviz talebi artacaktır. Faizlerin düşmesi de bu talebi arttıracaktır.  Ekonomik aktivitenin azalması sonucu kamu finansmanı arttıkça karşılıksız para basılması da TL nin değer düşüşüne sebep olacaktır.  Herkese sağlıklı bir yaşam dilerim. 

Sistem ve Standart Türkiye'de işliyor mu ?

Sistem nedir?  Sistem kavramının farklı tanımları yapılmıştır. Genel olarak düzenli bir biçimde birbirini etkileyen ve birbirine bağlı birimlerden, değişik bölümlerden oluşan ve genel bir plana göre kurulan, belirli bir sonuca ulaşmak için amaca yönelmiş bir bütündür. Standart nedir?  Temelinde standart, bir şeyi yapmak için kararlaştırılan yoldur. Bu, bir ürünün imalatı, bir sürecin yönetilmesi, bir hizmetin sağlanması veya malzemelerin tedarik edilmesini içerebilir , kuruluşlar tarafından üstlenilen ve müşterileri tarafından kullanılan bir dizi faaliyeti kapsayabilir. Bu kısa tanımlamaları yaptıktan sonra ülkemizdeki duruma bir bakalım.  Benim gördüğüm sorun, Türkiye'de sistemlerin standartları idari ve hukuki olarak tanımlanmasına rağmen dışarıdan müdahalelere çok açık olmasıdır.  Standartların bozulmasına yol açar. Bu da sistemin işleyişini bozup amacından sapmasına yol açar.  Örneğin, Kanal İstanbul projesini ele alalım....

Dünya ve Sonu

Elimizde net bir gerçek veri var. Herşeyin başlangıcı ve sonu mevcut. Bunu kesin olarak biliyoruz.  Bu iki olgunun arasındaki mesafenin ölçümü : Zaman. Bilmediğimiz şey de ne kadar zaman olduğu.  Dünya gezegeninin başlangıcını bulmak için bilimsel çalışmaların yapılması önemlidir. Çünkü nasıl başladığını öğrenebilirsek en azından nasıl biteceğine dair bir fikrimiz olabilir.  Şöyle bir bakış ortaya koyabilmek mümkün mü değerlendirelim : Başlangıç aşamasında insan faktörü şu an içinde bulunduğumuz seviyede olmadığı net.  Yani insan medeniyetinin dünyayı tüketme ivmesi başlangıç tarihi itibariyle bugüne göre bu denli kuvvetli değildi.  Bu zarar, bence bitiş çizgisine yaklaşma mesafesini kısaltıyor. Yani zaman da tüketilen bir şey olduğuna göre daha ivmeli tükeniyor. Örneklersem, bir ip düşünün. İpin başında bir kişi var. İpin sonunda da son var. İpin uzunluğunu bilmiyorum. Ama çektikçe sonunun geleceğini biliyorum. Sonunu göremi...

2020

Yeni bir yıl.  Sağlık başta, para ve huzur dilerim. Dilerim dilemesine de,  Üretmek, akılcı düşünmek, bilim kriterinde gelişmeye dönük yönlenmeliyiz. Boş konuşmak en kolayı, yapmak zordur.  Sadece konuşup birşey yapmamakla ne kazanırız? Gücü elinde bulunduran insanlar kendilerine mi çalışacak?  Soru bu. Finansman alta mı üste mi? Basit soruların basit cevapları olur.  Kıvırmaya başlanırsa anlayın ki cevap olumsuzdur.  Maddi olan bu dünyada geçerli olan gelir dağılımında adaletli olan bir yoldur. İnsanlar tüketir. Dünya da tüketilir. Dünya ne kadar insanın tüketimine dayanabilir?  2020 de dayanır tahminim. İyi yıllar.