Dünya ve Sonu
Elimizde net bir gerçek veri var.
Herşeyin başlangıcı ve sonu mevcut. Bunu kesin olarak biliyoruz.
Bu iki olgunun arasındaki mesafenin ölçümü : Zaman.
Bilmediğimiz şey de ne kadar zaman olduğu.
Dünya gezegeninin başlangıcını bulmak için bilimsel çalışmaların yapılması önemlidir. Çünkü nasıl başladığını öğrenebilirsek en azından nasıl biteceğine dair bir fikrimiz olabilir.
Şöyle bir bakış ortaya koyabilmek mümkün mü değerlendirelim :
Başlangıç aşamasında insan faktörü şu an içinde bulunduğumuz seviyede olmadığı net.
Yani insan medeniyetinin dünyayı tüketme ivmesi başlangıç tarihi itibariyle bugüne göre bu denli kuvvetli değildi.
Bu zarar, bence bitiş çizgisine yaklaşma mesafesini kısaltıyor. Yani zaman da tüketilen bir şey olduğuna göre daha ivmeli tükeniyor.
Örneklersem, bir ip düşünün. İpin başında bir kişi var. İpin sonunda da son var. İpin uzunluğunu bilmiyorum. Ama çektikçe sonunun geleceğini biliyorum. Sonunu göremiyorum.
Bir kişi bu ipi belli sürede çekebilir. Ancak milyarlarca kişi daha da hızlı çekebilir.
Yani zamanı daha hızlı bükmek mümkün olabilir.
Zamanın içinde de bir başka zaman olması ihtimali düşünülebilir.
Ve elbette her bir zamanın da başlangıç ve sonu olmalı.
Sonsuz diye birşey olmadığına göre.
Sonuç olarak zamanın sabit bir olgu olmadığını düşünüyorum.
Saniye, dakika, saat, gün, hafta, ay, ve yıl gibi algıladığımız kesin ölçü kalıpları gibi görünsede daha da küçük veya daha da büyük ölçülerde ivmesi farklı zaman formu mevcut olabilir.
Sabit bilinen zamanların bile ivmelerinin farklı olduğunu düşünüyorum.
Şu an itibariyle bildiğimiz insanlık tarihi veya dünya tarihi çoktan geçmiştir. Öyle algılarız.
Ama yatıyorum şimdi yarın akşama daha çok var dersem o kadar yavaş gelir zaman.
Enteresan, yazmak istedim ve yazdım bitti.
Bunu nasıl yazsam diye düşünürken bakın bitti bile.
Son.
Yorumlar
Yorum Gönder